OKULLAR AÇILIRKEN..
ÖMER FETHİ GÜRER
Okullar açılıyor. Çocuklarımız, gençlerimiz okullarına yaz tatili arası sonrası dönüş yapıyorlar. Bu yıl yeni öğrencilerde okullu olmanın heyecanını yaşamaya başladı. Onlarda kısa alışma süreci sonrası büyükleri ile okulları paylaşmanın farklılığını yaşamış olacaklar. O ilk okula başlanan günde yaşamları boyunca güzel bir anı olarak kalacaktır. Tıpkı benim annem Kadriye ve babam Lütfi Gürer’le ilk çocukları olarak ilk gün yaşadığım ve hala da unutamadığım okullu heyecanının hızla çarpan kalbimin şimdi de anımsadığım sesini duyacaklar.
Eğitim dönemi başlarken sorunlarda başlıyor. Öğretmen,öğrenci, okul. Her biri ayrı ayrı çözüm gerektiren konuları var.
Öğretmen, bizleri eğiten, yetiştiren değerler. Düşünceleri düşleri ülke üzerine kurulu, yaşamları insana hizmet ile geçen öğretmenler. Onlara bu yılda çok iş düşüyor. Eğitimi ayrıcalıklı kılan öğretmendir. Onlar yaşamda sorunları olmaması gerekir. Her türlü olanak tüm kurumlarca öğretmenlere sağlanmalıdır. Öğretmenlerin her alanda desteklenmelidir. İlk bilgi, ilk bilim, ilk eğitim öğretmenle doğar. Gelişir. O nedenle öğretmenlerimizin değerini kıymetini bilmek her yurttaşın görevidir. Okul yıllarım farklı kentlerde geçti. Her gittiğim okulda mutlaka anılarım oldu. Okulu, öğretmenlerimi çok sevdim. Bizim kuşak haylazdı. Falaka yoktu ama dayak çoktu. Dayak savunulacak bir yanı yok ama dayağa rağmen bildiğimizi yapardık.”dersem beklide de gerçeğe en yakın tanımı yapmış olurum. Yaşamda her yaşın da, her okulunda zamanında güzelliği fark etmek ayrı tad verir ama genelde yitirdiklerimizin kıymetini anlarız. O nedenle çocuklarımız gençlerimiz okullarınızda, eğitiminde, öğretmenlerinde kıymetini bilmeli ve dersi çalışmak için değil, yaşadığı sürede öğrendiklerinin ışık olduğunu unutmamadan öğrenmelidir.
Bizlerin öğrencilik yıllarının koşullarına göre eğtim çok farklılaştı ama sorunları azalmadı.Sosyal Devlet anlayışından giderek uzaklaşıyoruz. Paralı eğitim yaygınlaşıyor.Çoğu köy okullarımız öğrenci yokluğundan kapalı.Devlet okullarında çokca sorun var. Okulları genelde hayrıseverler yaptırsa da iç dokunun ihtiyacı dahi gönüllülük esası ile çözülür duruma geldi. Okullar bulunduğu mahalleye, öğrencilerin aile dokusuna varıncaya değin değişimi yaşamaya başladı. Çocuklarımızın hepsi aynı olanaklarla eğitim alacak düzeye ermesi devletin bu anlamda planlaması ile olur. Okul kitabı ücretsiz olması orada eğitim kalitesini yüseltmez öğrencinin kitap sahibi olmasını sağlar. Esas sorun bilgi yeterliliğini yakalayacak unsurların her okulda eşitlenebilmesidir.
Sosyal Devlet eğitimi ve sağlığı parasız kılmak zorundadır. Okullarında öğrencilerinde öğretmenlerinde sorunları en aza indiğinde başarı daha da artacaktır.
Niğde son yıllarda eğitimin başarısından söz ediliyor, ama olanakları irdelendiğinde 1970 lerdeki kadar eğitimde başarı varmı? O sorgulanabilir. Bir yerde eğitimin yansıması sonuçtur. Niğde’de dünde her alanda adı başarı ile anımsanan birçok devlet adamı ve bakan Niğde okullarından yetişmiştir. Şimdilerde aynı düzeyde nufusuda içeren bir araştırma yapılırsa sonuç daha iyi gözlemlenebilir.
Okula yeni başlayan bir öğrencinin ilk gün çarpan kalbinin hızı belkide değitimin değişmezliğidir. Ne yaka,ne siyah önlük, ne ip ile boğaza asılan silgi çok rastlayamacağım anılarda kalsa da o ilk zil ve ilk sınıfta sıraya oturmak şaşkınlığı, gözyaşını, yeni bir dünyaya adıp atmanın işaretidir. Sorunu sıkıntısı bilinmeyen bir yurttaş yolculuğunun ilk gününde o minik heyecanı da ayrı hissetmek gerekir. Yani Öğretmenin öğrencinin sorunundan gayri ilk okula başlangıcın farklılığı bir heyecandır. SonuçtaTüm öğretmenlerimizi saygı ile selamlıyor. Yaşama veda edenleri rahmetle anıyor. Öğrencilerimize ve öğretmenlerimize güzel, başarılı ve huzurlu bir eğitim yılı diliyorum.